İster bir blogunuz, ister profesyonel içerik üreten bir websiteniz, ister bir e-ticaret siteniz olsun, içeriklerinizi mutlaka SEO uyumlu hazırlamalısınız. Böylelikle emeklerinizin sonuçlarını çok daha hızlı almaya başlayacağınız gibi geliriniz veya website trafiğiniz de önemli oranda artacaktır.

SEO’ya daha aşina olduğumuz, içerik pazarlamasını ise yeni tanıdığımız bugünlerde dijital pazarlama platformlarında bu iki pazarlama alanı ve birbirleri ile ilişkileri hakkında tartışmalar sürüyor. Bu tartışmalarda genel olarak “İyi bir SEO stratejisi olmadan İçerik Pazarlaması işe yarar mı?”, “İçeriğe ve SEO’ya aynı zamanda nasıl enerji ve bütçe ayırabilirim?”, “İki alandan birini mi seçmeliyim yoksa ikisini eş zamanlı olarak da uygulayabilir miyim?” sorularına cevap aranıyor.

Ben de bu tartışmaların ardından bu iki alan hakkında değerlendirmelerimi ve ikisini bir arada sağlıklı ve etkili bir şekilde yönetebilmenin yollarını paylaşmak istedim.

İçerik Pazarlaması ve SEO Nedir?

İçerik Pazarlaması ve SEO’ya, dünyadaki otorite kurumların bu iki alan hakkındaki tanımlarıyla başlamak istiyorum. Böylece ne yönleriyle farklılar ne yönleriyle çakışıyorlar daha net görebileceğiz.

Dünyanın en saygın içerik pazarlaması platformu olan Content Marketing Institute’ye göre İçerik Pazarlaması; açıkça ve doğru belirlenmiş hedef kitlenin ilgisini çekmek ve bu kitleyi elde etmek için değerli, alakalı ve tutarlı içeriği kar getiren müşteri aksiyonuna dönüştürebilmek amacıyla üreten ve yayan pazarlama aktivitesidir.

Dünyanın en büyük SEO platformlarından olan Search Engine Land’e göre SEO ise; arama motorlarındaki ücretsiz, organik, editoryal veya doğal sıralamalardan trafik elde etme sürecidir.

İçerik Pazarlaması ve SEO’nun Birbirleri ile Etkileşimleri

Bu iki tanıma bakınca yukarıda belirttiğim gibi iki alanın da ana hatlarını görebiliyoruz ve ikisini de ayrı ayrı anlıyoruz aslında. Ancak aralarındaki ilişkinin akılda oturması hala zor gibi gözüküyor. İlişkilendirmekte güçlük çekebiliyoruz. İçerik Pazarlaması SEO’nun rakibi mi, yerini mi alıyor kestiremiyoruz.

Daha kolay ilişkilendirebilmek için okurken denk geldiğim ve çok beğendiğim bir benzetmeyi paylaşmak istiyorum. Lee Odden’e göre; “Müşteri odaklı içerik pazarlaması programı sandviçse, SEO bu sandviçin mayonezi. SEO bu sandviçteki hemen hemen her şeye dokunuyor, genel lezzeti çeşitlendiriyor ama kendi başına çok da iştah açıcı değil.”  Bu açıklama ve yukarıdaki tanımlara bakıp İçerik Pazarlaması ve SEO’nun birbiriyle yakın ve etkin çalışması gereken alanlar olduğunu ve içerik pazarlaması stratejilerinin SEO’ya göre düzenlenmesinin müşteri tarafında daha çok geri dönüş sağlayacağını söyleyebiliriz.

Bugünkü yazımızda küçük, orta veya büyük tüm websitelerini ilgilendiren çok önemli bir konuyu: SEO uyumlu içerik nasıl hazırlanır, anlatmak istiyorum.

seo icerik SEO Uyumlu İçerik

SEO Uyumlu İçerik Hazırlama

Websitenizin, Google başta olmak üzere tüm arama motorlarının sadece indekslerinde yer alması yeterli değildir. Her zaman üstlerde çıkmanız, arama sonuçlarındaki payınızı arttırmanız gerekir. En değerli sayfalarınızın (ürün, kategori, tanıtım veya spesifik bir anahtar kelime), arama sonuçlarında 6. sayfada olması hiçbir işinize yaramaz.

SEO uyumlu içerik konusu tam da burda devreye giriyor. Mutlaka ürünleriniz veya servisleriniz çok iyidir ancak rakipleriniz ile aranızda bir fark yaratmak istiyor ve kısa sürede arama sonuçlarında üst sıralara çıkmak istiyorsanız, biraz daha dikkatli olmalısınız. Websiteniz için ürettiğiniz içerikleri Google’ın diline göre hazırlamayı başarabilirseniz, ortaya çıkacak sonuçlar inanın sizi oldukça şaşırtacaktır.

Konuyu özetlemek gerekirse, ürettiğimiz içerik ile Google’a kendimizi nasıl sevdirebiliriz anlatmak istiyorum.

1. Anahtar Kelime Çalışması:

Anahtar kelime çalışması, aslında stratejimizi nasıl belirleyeceğimize karar verdiğimiz alandır. Yani aşağıdaki soruya içeriğinizi oluşturma başlamadan önce mutlaka cevap vermelisiniz.

Ben bu içeriği neden hazırlıyorum?

İçerik oluşturmaya karar verdiğinizde amacınız rakipleriniz ile aynı olmayabilir. Bazen özel bir ürün veya servisi direkt arayanları hedeflersiniz, bazen ise çok jenerik bir içerikle müşterilerinizi/kullanıcıları websitenize çekip, asıl satmak istediklerinizi müşterilerinizin karşısına farklı yollarla çıkarırsınız. Bazen de rakiplerinizin hiç keşfetmedikleri alanlarda bir boşluk bulup oralara saldırırsınız.

Peki Google’da hangi aramaların yapıldığını ve arama hacimlerini nasıl öğrenebiliriz?

İçeriğiniz için belirleyeceğiniz anahtar kelime veya kelimelerin arama hacimlerini belirlemek için aşağıdaki 4 farklı yönteme başvurabilirsiniz.

  1. Google anahtar kelime planlayıcısı: Google anahtar kelime planlayıcısı aslında Google AdWords reklamları için kullanılan ancak SEO çalışmalarında da yararlanabileceğimiz bir araç. Ancak önemle belirtmek isterim ki, eğer anahtar kelimeniz reklam verilmeye müsait bir kelime değilse, Google’ın bu harika aracı yetersiz olabilir.
  2. Google otomatik doldurma özelliği: Google arama kutusuna bir şeyler yazdığınızda, Google’ın otomatik olarak sunduğu önerileri görmeye başlıyoruz. Aslında bunlar SEO çalışmaları için harika ipuçları. Burada çıkan kelimeleri de Google anahtar kelime planlayıcısından kontrol edip hacimlerini inceleyebilirsiniz.
  3. Google benzer öneriler: Yine Google’da bir arama yaptıktan sonra sonuç sayfasının en altında 5-6 tane öneri bizlere sunulur. Buradaki sonuçların yardımı ile de anahtar kelime stratejimizi belirleyebiliriz.
  4. Ubersuggest: Harika bir anahtar kelime planlayıcısı olan ubersuggest sayesinde, trend olan anahtar kelime seçeneklerini detaylı bir şekilde analiz edebiliyoruz.

2 – Özgün ve Kaliteli İçerik:

İçeriklerinizi siz de hazırlıyor olabilirsiniz veya bir içerik ajansı ile de çalışıyor olabilirsiniz. Her iki ihtimalde de, içeriklerinizin özgün ve kaliteli olduğundan emin olmalısınız.

Özgün içerik ne demek önce onu açıklayalım. Özgün içerikten kasıt, içeriğinizin kopya içerik olmaması, yani internette bu yazının ilk sizin tarafınızdan yayınlanması. (Bazı durumlarda yazılarınız çalınabilir ve birden fazla sitede yazılarınızı bulabilirsiniz…)

Tabi üretilen her içeriğin birebir özgün olması beklenemez. Yani kurduğunuz bazı cümlelerdeki kelimelerin sırası birçok farklı yazıda başkaları tarafından da kullanılmış olabilir. Hatta birebir aynı cümleleri bile bulmak mümkün. Özgün içerik aslında %60-70 arası özgünlük içeren yazılardır. Dolayısıyla içeriklerinizi ne kadar uzun tutarsanız, o kadar özgünlük yakalamış olursunuz.

Peki sadece özgün içerikler yeterli mi? Cevap tabii ki hayır.

İmla hataları ile dolu veya birbirini desteklemeyen cümlelerin bir araya gelmesi, kaliteli içerik kavramını altüst edecektir. Ayrıca herkes tarafından anlatılan bir içeriğin sizin tarafınızdan farklı cümleler ile anlatılması da SEO uyumlu içerik önünde bir engeldir. Neden mi?

Bir kullanıcı Google’da bir arama yapıyor ve karşısına sizin hazırladığınız içerik çıkıyor. Her yerde olan bilgileri yazılarınızın içine koymuşsunuz ve kullanıcıların sayfanızı ziyaret etmesini bekliyorsunuz. Kullanıcı da haklı olarak “geri” tuşuna basıp, aynı aramayı başka siteler için yapmaya başlıyor. İnanın bana Google bu aksiyonu kayıt altına alıyor.

İçeriklerinizde mutlaka ama mutlaka değerli bilgiler vermelisiniz. Eğer bir e-ticaret sitesi iseniz farklılığa gitmeyi deneyin ve klasik ürün anlatımlarından uzak durun!

3 – İçeriğinizin Fiziksel Görüntüsü:

Psikolojide ilk 30 saniyenin önemini duymuşsundur. Yani 30 saniye içerisinde karşınızdakini etkilediniz etkilediniz, olmadı başka bahara 

Websiteler için durum aslında aynı hatta bence bu süre 10 saniyelerde. Bir kullanıcı websitenizde yayınladığınız bir sayfaya giriş yaptıktan sonra eğer sayfadan veya içerikten irite olursa, işler hiç de istediğiniz gibi gitmeyecektir. Peki bu anlattığım konunun SEO ile ne gibi bir ilgisi var?

Google, kullanıcıların sayfa içerisinde geçirdikleri zamanı, ortalama gezilen sayfa sayısını ve hemen çıkma oranını takip edebilmekte ve bu sonuçları arama motoru sonuçlarına yansıtmaktadır. Dolayısıyla kullanıcıları irete etmeden, onları uzun süre sayfamızda tutmamız gerekir. Ama nasıl?

Gerek ürün sayfanız, gerek kategorileriniz gerekse makalelerinizin görüntüsüne çok önem vermelisiniz. İçeriklerinizde bolca paragraf kullanmak, yazı tipine, yazı büyüklüğüne, görsellerin bulduğu alanlara, içeriğin uzunluğuna dikkat etmek, içeriğinizin fiziksel durumunu doğrudan etkileyeceği gibi sayfalarınızın arama motorlarındaki sıralamasını da değiştirecektir.

Özetle kimsenin incelemek istemeyeceği kötü biçimlendirilmiş sayfalardan kaçının derim.

4 – Anahtar Kelime Yoğunluğu:

SEO uyumlu içerik konusunda en çok dikkat etmeniz gereken konuların başında anahtar kelime kullanım yoğunluğu gelir çünkü hatalı bir çalışma ile içeriğiniz spam statüsüne düşebilir.

Anahtar kelime yoğunluğu yani daha basit bir açıklama ile anahtar kelimelerinizi içeriklerinizde kaç kere kullanmanız gerektiği konusu her zaman tartışmaya açık bir konu olmuştur ancak neyin yapılmaması gerektiği çok açıktır.

Diyelim 250 kelimeden oluşan bir içerik oluşturdunuz ve anahtar kelimenizi bu içerikte 20-30 kere geçirdiniz. Yine kendinizi Google yerine koyun derim. Yani böyle bir içeriğin kaliteli olma ihtimali var mı? Tabi ki yok! Peki ne yapmak lazım?

İçeriğinizin kalitesini bozmayacak şekilde bir anahtar kullanımını tercih edebilirsiniz. Ayrıca anahtar kelime çalışmasından çıkan Google’ın önerilerini de içeriğinizde geçirmelisiniz derim. İçeriklerinizde ne kadar anahtar kelimenizin uzun kuyruklu hallerini geçirirseniz, Google yazınızı ilgili kelime ile o kadar ilişkilendirecektir.

Ayrıca anahtar kelimenizi mutlaka Başlık, H1 ve görsel alt etiketinde geçirin. Yazınız anahtar kelimenizde oldukça güçlü bir duruma gelecektir.

5 – Başlık (Title) ve Meta Açıklamaları

Ne yazık ki sadece yukarıda anlattıklarım SEO açısından güçlü içerikler için yeterli değil. Biraz olsun teknik bir şeyler de yapmak gerekecek.

Başlık ve meta açıklamaları (özellikle başlık), site içi optimizasyon açısından çok değerlidir ve arama motoru sonuçlarını direkt etkileyen konulardan biridir. Ancak burada bu konuya pek fazla değinmek istemiyorum çünkü başlık ve meta açıklamalarının nasıl yapılması gerektiği ile ilgili harika  bir yazıyı daha önce seosozluk’te paylaşmıştık. Merak edenler yazımızı inceleyebilir.:)

6 – Site içi linkleme

Sabredin son maddeye geldik. Sizi biraz yorduk ama inanın bu yazdıklarımız organik sonuçlarda yer almak isteyenlerin mutlaka uygulaması gereken konular.

Site içi linkleme yine SEO uyumlu makale oluşturmak için olmazsa olmaz bir özellik. Yapmanız gereken çok basit, hemen anlatayım.

Daha önce yazdığınız bir içerikten, yeni hazırladığınız içeriğe hemen bir link atın. Ama linki anahtar kelimeden atmayı unutmayın  Hatta eğer yeni hazırladığınız içerik sizin için normalden çok daha değerliyse (ne biliyim yeni bir ürün sayfası veya marka sayfası), en çok ziyaret edilen içeriklerinizden bu sayfaya link çıkma da fayda var. Eğer yeni anahtar kelimenize çıkacağınız iç linki, geçmiş içeriklerinizden bulamıyorsanız, eskileri biraz güncellemenin zamanı geldi demektir. Birkaç yazınızın içerisine yeni anahtar kelimenizi yerleştirmeniz, sandığınızdan çok daha büyük bir etki yaratabilir.